29 Ağustos 2026 Cumartesi

BU FINDIĞIN SAHİBİ KİM?

Yayınlanma: 29.08.2026 13:07 · Yazar: Mehmet Keskin

 

TMO fındığa 250 TL diyor.

Serbest piyasa ise 175 TL.

Arada tam 75 lira fark var.

Şimdi sormak gerekiyor:

Bu nasıl bir piyasa?

Devlet, üreticinin elindeki fındığa 250 lira değer biçerken serbest piyasa nasıl oluyor da aynı ürünü 175 liraya almak istiyor?

Üstelik burada sıradan bir fiyat farkından söz etmiyoruz.

Tam 75 TL’lik bir uçurumdan bahsediyoruz.

Bir tarafta devletin açıkladığı fiyat var.

Diğer tarafta serbest piyasanın dayattığı fiyat...

Üretici tarlasından alın teriyle, emeğiyle, aylarca bekleyerek yetiştirdiği fındığını satacak ama karşısına 175 TL çıkıyor.

Peki üretici ne yapacak?

“Devlet 250 TL veriyor, ben neden 175 TL’ye satayım?” diye sormayacak mı?

Elbette soracak.

Ama asıl soru şu:

Serbest piyasa neden 250 TL’lik ürüne 175 TL fiyat biçebiliyor?

Burada yetkililere çok açık bir soru yöneltmek gerekiyor:

TMO 250 TL veriyorsa, serbest piyasa neden 175 TL’ye fındık alıyor?

Ve daha önemlisi...

Kim buna dur diyecek?

Üretici, serbest piyasanın karşısında yalnız bırakıldığı zaman pazarlık gücünü de kaybediyor.

Alıcı “Benim fiyatım bu” diyor.

Üretici ise çoğu zaman çaresizce bekliyor.

Çünkü fındık dalda sonsuza kadar durmuyor.

Borç var.

Masraf var.

İşçi parası var.

Gübre var.

İlaç var.

Mazot var.

Üreticinin bekleme lüksü yok.

Asıl can alıcı nokta burası.

Yetkililerden birinin çıkıp açıkça şunu söylemesi gerekmiyor mu?

“Sen bu fındığı bu fiyata alamazsın.”

Devletin açıkladığı fiyatın 75 TL altında bir piyasa oluşuyorsa, bunun adı gerçekten serbest piyasa mıdır?

Yoksa üreticinin çaresizliğinden faydalanan bir düzen mi vardır?

Serbest piyasa elbette arz ve talebe göre şekillenir.

Ancak ortada devletin açıkladığı fiyat ile piyasa arasında bu kadar büyük bir fark oluşuyorsa, bunun nedenleri kamuoyuna açıkça anlatılmalıdır.

Fındıkta yıllardır aynı hikâyeyi dinliyoruz.

Üretici üretiyor.

Üretici bekliyor.

Üretici umut ediyor.

Ama iş satışa geldiğinde kazananın kim olduğu tartışma konusu oluyor.

Bugün TMO 250 TL diyor, piyasa 175 TL diyorsa üreticinin kafasındaki soru çok net:

“Benim fındığım gerçekten kaç lira?”

Bu sorunun cevabı sadece rakamlarda değil.

Bu sorunun cevabı, üreticinin alın terinin karşılığında saklı.

Fındık, Ordu başta olmak üzere Karadeniz'in en önemli geçim kaynaklarından biri.

Bu nedenle fındık fiyatı yalnızca bir piyasa meselesi değildir.

Bu, üreticinin geçim meselesidir.

Ailesinin geleceğidir.

Borçlarını ödeme meselesidir.

Çocuğunun eğitimidir.

Evinin mutfağıdır.

Dolayısıyla bugün yapılması gereken, üreticiyi piyasanın insafına bırakmak değil; adil ve sürdürülebilir bir fiyat oluşmasını sağlamaktır.

TMO 250 TL diyorsa, serbest piyasanın 175 TL'de kalmasının nedenleri ortaya konulmalıdır.

Üreticiye de açık ve net bir cevap verilmelidir.

Neden 75 TL fark var?

Ve artık birileri çıkıp üreticinin yanında yüksek sesle şunu söylemelidir:

“Üreticinin emeğini bu fiyata alamazsın.”

Çünkü mesele yalnızca fındığın fiyatı değil.

Mesele, üreticinin emeğinin kaç para ettiğidir.