FINDIKLAR DALDA; MANİLER DİLDE...
Fındık dalda, mani dilde
Ameleler emmim gilde
Yarın bize gelecekmiş
Sıcak zor; fındık değil de
***
Sâhilden yaylaya üç ay
Fındık mevsimi çizer yay
Kimi ağlar, hep hoşnutsuz;
Kimi; çayda çıra, halay...
***
Temmuzda başlayan var
Kimi ekim'e uzar
Ne kaş, ne yar, ne bayır
Denmez; değmesin nazar
***
Sâhillerde bitti fındık
Biz yukarda bakakaldık
Korkumuz; çepel giderse
Bak işte o zaman yandık...
***
Fındık diye yorma bizi
Suya-tere karma bizi
Kazâra insan ölüyor
Bir dal için kırma bizi
***
Fındığın ağası çoktur
Süsü, dağdağası çoktur
Mahsul az olsun, çok olsun
Havaya girmeyen yoktur...
***
Siyâsetin adı fındık
Öyle edâlar takındık
Bunun dîni-îmânı yok;
Fiyatı az veren zındık!
***
Azın-çoğun sınırı yok
Her durumda çekilir ok
İkiyüz değil; bin olsa
Bu defâ da mâliyet çok!
***
Bilmem her mahsül böyle mi
Müstahsilin zıt eylemi
Lânet eder, hattâ küfür
Memnûniyetsiz söylemi...
***
Ucuz der; kendisi yemez
Nîmeti hiç benimsemez
Şükür yok; surat bir karış
Allâh için gülümsemez...
***
Sabredemez; yılda bir ay
Vara-yoğa gerilir yay
Oniki ay işleyen var;
Az kendini onlardan say...
***
Patronlar barut, fırtına
Çuval almadan sırtına
Bu ayda değişir huylar
Bir keşmekeş, bir curcuna...
***
Bir koşuşturma, telâş
Yasaktır olmak yavaş
Belki de dahası yok
Herkeslerle helâllaş
*FINDIĞIN HİKÂYETİ*
Derlerki; aslı çalmadır
Oradan, burdan almadır
Bundandır tüm sıkıntılar
Her safhası bunalmadır...
***
Neredendir köklemesi
Ocak ocak eklemesi
Ona kadar varır potak
Yine de çok teklemesi...
***
Ocak arasına mısır
Ekilirdi geçen asır
Fasulyesi, hoşgıranı
Bahçeler olurdu hasır...
***
Önce her şey sökülürdü
Sonra fındık dikilirdi
Araya hayvanlar için
Fiyle kürül ekilirdi...
***
Fındığın hikâyeti zor
Nîmettir; şikâyeti zor
Fiyâtı, emek takdîri
Hem, hakka riâyeti zor...
***
Yüce Hakk'ın bir kulunu
Yiyemezsin hiç pulunu
Sen kulsan bil; o da bir kul
Beğenmesen de çulunu!
***
İşçi çalıştırmak müşkil
Hakkını veremez her gil
Riâyet etmeyeceksen
Patronluktan hemen çekil!
***
Girebi, bışkı, kirinti
Serendi, sergi, serinti
Fındığa hazırlık gerek
Bırakmadan yer, girinti
***
Eskilerde kısa dalga
Radyolar asılı dalda
Şimdilerde herşey cepte
Herkes ayrı bir kanalda
***
Eskiden herşey imece
Sabah-akşam, gündüz-gece
Birlik-berâberlik vardı
Yaşanırdı hece hece...
***
İmeceler bir şenlikti
Muhabbetti, yârenlikti
Onlar gitti, köy de bitti
Gurbet üstüne tüy dikti...
***
Açsak geçmiş sandığını
Hissedersin yandığını
Bilen var mı tüm gavsulun
Elle ayıklandığını...
***
Eskiden araba nerde
Yollar cılga, dallar perde
Sen de hayvanlar da biter
Bahçeler uzak yerlerde...
***
Ağdırma giderken yükü
Yoksa çıkamazsın diki
Hele bir de yıkılırsa
Nasıl yapacaksın peki?
***
Tanımıyor kimse kimi
Kim hastası, kim hekimi
Koptu herkes evden, köyden
İstisnâ fındık mevsimi...
***
Fındıkta; herkes fındıkta
Yoklar kapı çalındıkta
Ümit; belki görüşürüz
Üste namaz kılındıkta!...
***
Köyde komşular yabancı
Kim şu gelen karavancı
Sene boyu görüşme yok
Çoğu yolcu, azı hancı...
***
Tereddüdümüz ar dostlar
Başlara yağmış kar dostlar
Hepten unuturduk yoksa
İyi ki fındık var dostlar...
*BAHÇELERDE BÖĞÜRTLEN*
Ocaklar sık, fındık seyrek
Dallar nasıl çekilecek?
Toplamak zor, mahsül de az
Kârı çeyrekten de çeyrek!
***
Kimi daldan, kimi yerden
Kimi toplar filelerden
Her yıl, her yıl bir arayış;
Kaçmak için çilelerden...
***
Kimi yoluyor olmadan
Kızarmadan, hiç solmadan
Kimi bekler; hep dökülsün
Toplasın dala salmadan...
***
Bitirende var neşesi
Çaylı muhabbet köşesi
Kimilerindeyse hâlâ
Geliyor ot-motor sesi!
***
Kimisi indi pazara
Gelmesin harman nazara
Memnun olan yok fiyâttan
Sormayın aman, kazâra...
***
Süpürge, tırmık, branda
Mutlak gerek bir harmanda
Fındık teyakkuz mevsimi
Olmalı hep alabanda...
***
Fındık aman ıslanmasın
Küflenip te sislenmesin
Geri dönüp te kantardan
Depolarda puslanmasın...
***
Bahçelerde böğürtlen
Kavşaklarda yüğürtlen
Örneksiz hiç olmuyor;
Sâde kuru öğütlen...
***
Ameleler Batman'dan
Kimisi Urfa, Van'dan
Bir kardeşlik iklîmi
Hepsi hoş, hepsi candan...
***
Kimi işçi Siverek'ten
Gelmişler çok severekten
Âile, aşîret boyu
Toplu kazanç diyerekten
***
Fındık bir yardımlaşma
Dostlukta adımlaşma
Aynı bayrak altında
Kaynaşma, canımlaşma
***
Ayşe, Mehmet, Sâlih, Peri
Ne hoş; güzel isimleri
Sıcak kanlı, can çocuklar
Tebessümden resimleri...
***
Zor gelse de kimimize
Sebebiz birbirimize
Seni-beni yok; kullarız
Emânetiz Rabbimize...