1 Eylül 2026 Salı
SON DAKİKA

FINDIKLAR DALDA; MANİLER DİLDE...

Yayınlanma: 01.09.2026 09:31 · Yazar: Nuri Kahraman

 

 

Fındık dalda, mani dilde

Ameleler emmim gilde 

Yarın bize gelecekmiş 

Sıcak zor; fındık değil de

***

Sâhilden yaylaya üç ay

Fındık mevsimi çizer yay

Kimi ağlar, hep hoşnutsuz;

Kimi; çayda çıra, halay...

***

Temmuzda başlayan var

Kimi ekim'e uzar

Ne kaş, ne yar, ne bayır

Denmez; değmesin nazar

***

Sâhillerde bitti fındık

Biz yukarda bakakaldık

Korkumuz; çepel giderse

Bak işte o zaman yandık...

***

Fındık diye yorma bizi

Suya-tere karma bizi

Kazâra insan ölüyor

Bir dal için kırma bizi

***

Fındığın ağası çoktur

Süsü, dağdağası çoktur

Mahsul az olsun, çok olsun

Havaya girmeyen yoktur...

***

Siyâsetin adı fındık 

Öyle edâlar takındık 

Bunun dîni-îmânı yok;

Fiyatı az veren zındık!

***

Azın-çoğun sınırı yok

Her durumda çekilir ok

İkiyüz değil; bin olsa

Bu defâ da mâliyet çok!

***

Bilmem her mahsül böyle mi

Müstahsilin zıt eylemi

Lânet eder, hattâ küfür 

Memnûniyetsiz söylemi...

***

Ucuz der; kendisi yemez

Nîmeti hiç benimsemez 

Şükür yok; surat bir karış

Allâh için gülümsemez...

***

Sabredemez; yılda bir ay

Vara-yoğa gerilir yay

Oniki ay işleyen var;

Az kendini onlardan say...

***

Patronlar barut, fırtına 

Çuval almadan sırtına

Bu ayda değişir huylar

Bir keşmekeş, bir curcuna...

***

Bir koşuşturma, telâş 

Yasaktır olmak yavaş 

Belki de dahası yok

Herkeslerle helâllaş

*FINDIĞIN HİKÂYETİ*

 

Derlerki; aslı çalmadır 

Oradan, burdan almadır 

Bundandır tüm sıkıntılar 

Her safhası bunalmadır...

***

Neredendir köklemesi 

Ocak ocak eklemesi

Ona kadar varır potak 

Yine de çok teklemesi...

***

Ocak arasına mısır

Ekilirdi geçen asır

Fasulyesi, hoşgıranı

Bahçeler olurdu hasır...

***

Önce her şey sökülürdü

Sonra fındık dikilirdi

Araya hayvanlar için

Fiyle kürül ekilirdi...

***

Fındığın hikâyeti zor

Nîmettir; şikâyeti zor

Fiyâtı, emek takdîri 

Hem, hakka riâyeti zor...

***

Yüce Hakk'ın bir kulunu 

Yiyemezsin hiç pulunu 

Sen kulsan bil; o da bir kul

Beğenmesen de çulunu!

***

İşçi çalıştırmak müşkil

Hakkını veremez her gil

Riâyet etmeyeceksen 

Patronluktan hemen çekil!

***

Girebi, bışkı, kirinti 

Serendi, sergi, serinti

Fındığa hazırlık gerek

Bırakmadan yer, girinti

***

Eskilerde kısa dalga 

Radyolar asılı dalda 

Şimdilerde herşey cepte

Herkes ayrı bir kanalda

***

Eskiden herşey imece

Sabah-akşam, gündüz-gece

Birlik-berâberlik vardı

Yaşanırdı hece hece...

***

İmeceler bir şenlikti 

Muhabbetti, yârenlikti 

Onlar gitti, köy de bitti 

Gurbet üstüne tüy dikti...

***

Açsak geçmiş sandığını

Hissedersin yandığını

Bilen var mı tüm gavsulun

Elle ayıklandığını...

***

Eskiden araba nerde

Yollar cılga, dallar perde

Sen de hayvanlar da biter

Bahçeler uzak yerlerde...

***

Ağdırma giderken yükü

Yoksa çıkamazsın diki

Hele bir de yıkılırsa 

Nasıl yapacaksın peki?

***

Tanımıyor kimse kimi

Kim hastası, kim hekimi

Koptu herkes evden, köyden

İstisnâ fındık mevsimi...

***

Fındıkta; herkes fındıkta 

Yoklar kapı çalındıkta 

Ümit; belki görüşürüz 

Üste namaz kılındıkta!...

***

Köyde komşular yabancı

Kim şu gelen karavancı

Sene boyu görüşme yok

Çoğu yolcu, azı hancı...

***

Tereddüdümüz ar dostlar 

Başlara yağmış kar dostlar 

Hepten unuturduk yoksa

İyi ki fındık var dostlar...

*BAHÇELERDE BÖĞÜRTLEN*

 

Ocaklar sık, fındık seyrek

Dallar nasıl çekilecek?

Toplamak zor, mahsül de az

Kârı çeyrekten de çeyrek!

***

Kimi daldan, kimi yerden

Kimi toplar filelerden 

Her yıl, her yıl bir arayış;

Kaçmak için çilelerden...

***

Kimi yoluyor olmadan

Kızarmadan, hiç solmadan 

Kimi bekler; hep dökülsün

Toplasın dala salmadan...

***

Bitirende var neşesi 

Çaylı muhabbet köşesi 

Kimilerindeyse hâlâ 

Geliyor ot-motor sesi!

***

Kimisi indi pazara 

Gelmesin harman nazara

Memnun olan yok fiyâttan 

Sormayın aman, kazâra...

***

Süpürge, tırmık, branda

Mutlak gerek bir harmanda

Fındık teyakkuz mevsimi 

Olmalı hep alabanda...

***

Fındık aman ıslanmasın 

Küflenip te sislenmesin 

Geri dönüp te kantardan 

Depolarda puslanmasın...

***

Bahçelerde böğürtlen 

Kavşaklarda yüğürtlen 

Örneksiz hiç olmuyor;

Sâde kuru öğütlen...

***

Ameleler Batman'dan 

Kimisi Urfa, Van'dan

Bir kardeşlik iklîmi

Hepsi hoş, hepsi candan...

***

Kimi işçi Siverek'ten

Gelmişler çok severekten 

Âile, aşîret boyu

Toplu kazanç diyerekten

***

Fındık bir yardımlaşma 

Dostlukta adımlaşma 

Aynı bayrak altında 

Kaynaşma, canımlaşma

***

Ayşe, Mehmet, Sâlih, Peri

Ne hoş; güzel isimleri 

Sıcak kanlı, can çocuklar 

Tebessümden resimleri...

***

Zor gelse de kimimize 

Sebebiz birbirimize 

Seni-beni yok; kullarız 

Emânetiz Rabbimize...