MENÜ VAR, FİYAT NET… PEKİ YA VİCDAN?
Bir süredir nereye gitsek, hangi kafeye otursak hepimizde aynı tedirginlik: “Acaba bu hesabı ödeyebilecek miyim?”
Haklıyız dostlar, hem de sonuna kadar. Artık Ordu’da şöyle deniz kenarında, Boztepe’nin eteğinde ağız tadıyla bir bardak çay içmek bile lüks oldu. Hani o eski günlerin mütevazı çay-simit keyfi vardı ya? Şimdi yanına bir de lahmacun eklemeye kalksanız, cepte ciddi bir delik açılıyor. Simit ve lahmacunun “lüks tüketim” sınıfına girdiği bir dönemi yaşamak, bu şehrin güzel insanlarına gerçekten ağır geliyor.
Neyse ki bu başıboşluğa, bu "tutturabildiğine" fiyat politikasına dur diyecek bir adım nihayet atılıyor. Ticaret Bakanlığı’nın lokanta, restoran, kafe ve pastanelerde menü ve fiyat listelerinin kapıda ve masalarda bulundurulması zorunluluğuna ilişkin düzenlemesi, 1 Temmuz itibarıyla ülke genelinde çok daha sıkı denetimlerle uygulamaya giriyor.
Peki, bizim Karadeniz’in incisi Ordu’da durum ne olacak? Alınan ve alınması düşünülen tedbirler neler? Gelin, sahada neler yaşanacak hep birlikte bakalım.
Ordu Ticaret İl Müdürlüğü ve Ordu Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri, 1 Temmuz sabahından itibaren koordineli bir şekilde sahada olacak. Edinilen bilgilere ve planlanan tedbirlere göre bizi şu uygulamalar bekliyor:
Girişte ve Masada Çifte Kontrol: İşletmelerin sadece kapısına menü asması yetmeyecek. Sipariş verilen her masada veya dijital menü (QR kod) sisteminde fiyatlar kabak gibi ortada olacak. Ekipler tek tek masaları gezip "Müşteri ne ödeyeceğini biliyor mu?" diye bakacak.
Gizli Servis Ücretine Geçit Yok: Son zamanlarda moda olan "kuver", "servis ücreti" gibi sürpriz bedeller eğer menüde açıkça belirtilmemişse, işletmeye doğrudan ceza kesilecek.
Süreç Tavizsiz Yürüyecek: Altınordu’dan Ünye’ye, Fatsa’dan Aybastı’ya kadar tüm ilçelerde eş zamanlı denetimler yapılacak. Menüde yazan fiyatla kasadaki fiyat arasında 1 kuruş bile fark varsa, o işletmeye ağır idari para cezaları uygulanacak.
Hükümetin ve yerel yönetimlerin bu denetim hamlesi son derece yerinde ve gecikmiş bir adımdır. En azından masaya oturduğumuzda neyle karşılaşacağımızı bileceğiz. Sürpriz sonlu hesap pusulaları dönemi (en azından yasal olarak) bitiyor.
Ancak bir gazeteci olarak iğneyi de çuvaldızı da doğru yere batırmak görevim. Kapıya menü asmak, o menüdeki fahiş fiyatları yasallaştırmaktan başka bir işe yaramamalı. Yani bir bardak çaya 50 TL yazıp bunu kapıya asan işletme, "Ben menümü koydum" diyerek vicdanını rahatlatamamalı.
Net Çağrımdır: Evet, denetimler şeffaflık getirecek ama Ordu’nun yerel dinamikleri, esnaf odaları ve koruyucu kurumları fiyatların makul seviyelere çekilmesi için de bir vizyon ortaya koymalı. Bu şehirde asgari ücretle geçinen, emekli maaşıyla bir gün olsun dışarı çıkmak isteyen binlerce insanımız var.
1 Temmuz’dan itibaren Ordu sokaklarında, sahildeki kafelerde bu kurallara ne kadar uyulacağını hep birlikte göreceğiz. Biz de gazeteci olarak sahada olacağız; hem kurallara uymayanları hem de fahiş fiyatla vatandaşı canından bezdirenleri sayfalarımızdan ifşa etmeye devam edeceğiz.
Umarım bu denetimler, Ordu’da yeniden o özlediğimiz "ağız tadıyla çay içme" günlerini geri getirir. Çünkü simit bu halkın ortak değeridir; lüksü değil!