TMO VE FİSKOBİRLİK NEREDESİNİZ?
Türkiye’nin dünyada lider olduğu, milyarlarca dolarla bu ülkeye en fazla döviz girdisi sağlayan en prestijli, en stratejik tarım ürünü hangisidir diye sorsak, sokaktaki çocuk bile tereddütsüz "Fındık" der.
Peki, bu ülkenin milli serveti olan fındığı, tırnaklarıyla toprağı kazıyarak üreten fındık üreticisinin hali nedir diye baksak? Karşımıza çıkan tek bir gerçek var: Üretici kan ağlıyor!
Göz göre göre bir emeğin, bir alın terinin mum gibi eriyişini izliyoruz. Düne kadar 350 TL seviyelerini gören fındık fiyatı, bugün serbest piyasada 170 liraya kadar gerilemiş durumda. Yarı yarıya bir düşüşten bahsediyoruz!
Enflasyonun, maliyetlerin, işçilik ve patoz masraflarının katlandığı bir dönemde fındığın fiyatı nasıl olur da geriye doğru koşar? Bu düşüşün mantıklı, vicdani hiçbir açıklaması yoktur.
Soruyorum: Fiskobirlik Sen Ne İş Yaparsın?
Üreticinin kara gün dostu olması gereken, fındığın kalesi diye bildiğimiz Fiskobirlik’e sormak lazım: Siz ne iş yaparsınız?
Üretici piyasada tekelci sermayenin elinde oyuncak edilirken, fiyatlar her gün erirken neden kabuğunuza çekiliyorsunuz?
Kurulma amacınız fındık üreticisini korumak değil miydi? Bugün ses çıkarmayacaksanız, bugün piyasayı regüle etmeyecekseniz ne zaman edeceksiniz?
Fındık dalda kalıp, üretici bahçesinden vazgeçtiğinde mi piyasaya çıkacaksınız?
TMO Derhal Göreve: Ocak Ayında Kaçmak Yok!
Buradan fındık piyasasının en büyük aktörü olan Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) açık ve net bir çağrıda bulunuyorum: TMO, nerdesin?
Üreticinin bu feryadını duymak ve derhal göreve başlamak zorundasınız. TMO’nun artık eski ezberleri bozması gerekiyor. Öyle fındık sezonu bittikten aylar sonra fiyat açıklamakla, "Ocak ayı geldi, ben alımları durduruyorum" demekle bu iş yürümüyor.
Fındık fiyatı bu yıl erken açıklanmalıdır. Üretici önünü görmeli, tüccarın "fiyat ne olacak" baskısından kurtulmalıdır.
TMO, alım gününü 12 AY olarak ilan etmelidir. Fındık alımı Ocak ayında durdurulamaz! Üretici fındığını ocak ayından sonra da güvenceyle satabilmelidir.
Fiyat istikrarını korumanın, piyasadaki yangını söndürmenin tek yolu TMO'nun yılın 365 günü piyasada bir güvence olarak durmasıdır.
Bahçeye Gübre Atacak Para Kalmadı
Mesele sadece bir fiyat meselesi değil, fındığın geleceği meselesidir. Bugün 170 liraya fındık satmak zorunda kalan üretici, önümüzdeki sezon için bahçesine gübre dahi atamaz hale gelmiştir.
Gübre atılamayan, bakımı yapılamayan bahçeler yarın rekolte kaybı demektir, Türkiye'nin dünya liderliğini kaybetmesi demektir. Üreticiyi bahçesine küstürürseniz, bu ülkenin en büyük döviz kaynağını kendi ellerinizle kurutursunuz.
Fındık üreticisi sadaka istemiyor; emeğinin, alın terinin, döktüğü göz nurunun karşılığını istiyor.
Fındık fiyatındaki bu çöküşe dur demek, TMO’nun ve ilgili bakanlığın boyun borcudur.
Zaman, masada hesap yapma zamanı değil; sahaya inip üreticiye sahip çıkma zamanıdır!