Ordu 26°C
  • DOLAR6,0197
    % 3,53
  • EURO6,9241
    % 4,17
  • ALTIN229,3776
    % 0,94
  • BIST 10088.734,76
    % 1,83
HABER ARAMA
müstesna
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
Rent a car
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
FINDIK BORSASI
18 Ağustos 2018 Cumartesi
Fındık Fiyatı


9.00TL
SON DAKİKA HABERLER
PUAN DURUMU

BAL LİGİ 4. GRUP PUAN DURUMU
NoTakımAAVP
01FATSA BELEDİYESPOR563865
02ÜNYE 1957 SPOR502951
03YENİ AMASYA SPOR442050
04LADİK BELEDİYESPOR331749
05ÇARŞAMBASPOR37945
06ŞARKIŞLA BELEDİYESPOR382144
07ATAKUM BELEDİYESPOR461643
081926 BULANCAKSPOR30132
09TURHALSPOR24-832
10SİNOPSPOR24-1826
11GÖRELESPOR35-1424
12SİVAS DEMİRSPOR19-3716
13ETİ LİSESİ GENÇLİKSPOR19-2815
14ORDUSPOR20-46-1
İstatistikler
  • Ziyaretçi Bugün5.661
  • Ziyaretçi Genel3.289.173
  • Bugün Gösterim8.510
  • Toplam Gösterim14.553.161
  • Online Sayısı1
NAMAZ VAKİTLERİ
28 Ocak 2018 Pazar Saat: 12:32

“CÜZZAM TEDAVİSİ KESİN OLARAK YAPILABİLEN BİR HASTALIKTIR”.

Medical Park Ordu Hastanesi Dermatoloji Doktoru Uzman Dr. Kemal Tekeş 25-31 Ocak Cüzzam Haftası” dolayısıyla yaptığı konuşmasında, cüzzam hastalığının erke
“CÜZZAM TEDAVİSİ KESİN OLARAK YAPILABİLEN BİR HASTALIKTIR”.

Medical Park Ordu Hastanesi Dermatoloji Doktoru Uzman Dr. Kemal Tekeş "25-31 Ocak Cüzzam Haftası” dolayısıyla yaptığı konuşmasında, cüzzam hastalığının erken tanı konulduğunda tedavisi kesin olarak yapılabilen bir hastalık olduğunu ve erken tanı ve tedaviden sonra hiçbir kalıcı sakatlık oluşmadan tedavisinin mümkün olduğunu bildirdi.

 

Cüzzam 1876’da “Armauer Hansen” tarafından bulunan “lepra basili” sebebiyle gelişen, öncelikle deri ve sinirleri tutan kronik seyirli bir enfeksiyon hastalığıdır.

Cüzzam hastalığının ilk kez ne zaman ortaya çıktığını kesin olarak belirlemenin halen mümkün olmadığını dile getiren Uzm. Dr. Kemal Tekeş hastalığın tanısı ile ilgili ilk yazılı kayıtların M.Ö. 600'lü yıllara ait olduğunu dile getiriyor. “HintMısır ve Çin uygarlıklarının bu tarihten daha önceleri M.Ö. 16-13. yüzyıllarda hastalığı tanıdıkları var sayılmaktadır. Bu zaman dilimine ait Mısır'da bulunan bazı kalıntılar varsayımı desteklemektedir. Eski Yunanlılar ve Araplar'ın da hastalığı tanıdıkları düşünülmektedir.” diye ifade ediyor.

“Cüzzam Haçlı seferleri sırasında oldukça yaygın bir hal almıştır. Hastalık yaygınlaşmaya başladıkça cüzzamlılar adeta lanetlenmiş kimseler olarak kabul edilip, toplumdan dışlanmışlardır. Tedavisinin bilinmediği dönemlerde cüzzamlılar yerleşim birimlerinden uzak yerlere hatta özel adalara sürülerek, buralarda kendi hallerine bırakılmaktaydılar.” diyerek konuşmasına devam eden Uzm. Dr. Kemal Tekeş bu yönüyle cüzzamın tarihte ayrıcalıklı bir hastalık olduğunun altını çiziyor.

 

“Ülkemizde cüzzam hastalığı sosyal hastalıklar arasında sayılmaktadır. Bir zamanlar toplum dışına itilen hastalar günümüzde artık tedavi edilebilmektedir. Hastalık yakın geçmişe kadar bütün ülkelerde görülebilmekteydi. Günümüzde ise nemli, tropikal ve yarı tropikal bölgelerde, genellikle çok çocuklu tek odada yaşayan, yeterli ve dengeli beslenemeyen insanlarda görülmektedir. 1983 yılından 2002 yılı sonuna kadar ülkemizde toplam 561 yeni hasta kayda alınmıştır. 2002 yılı sonu verilerine göre Türkiye’de 2605 hasta bulunmakta ve bunlarda kontrol altında tutulmaktadır. Cüzzam, bilinenin aksine nadir olarak bulaşan, salgınlar halinde görülmeyen bir hastalıktır.” diye ifade eden Uzm. Dr. Kemal Tekeş cüzzamın nedeninin mycobacterium leprae” adlı bakteri olduğunu söyledi. “Ağız ve burundan yakın temas sonucu damlacık enfeksiyonu ile bulaşır, bakteri çok yavaş çoğalır, kuluçka süresi  5 yıl kadardır. Semptomların görülmesi bazen 25 yılı bulabilmektedir.” diye ifade etti.

  Bakterinin deri ve sinirleri etkilediğini dile getiren TEKEŞ, ağır vakalarda şekil bozukluğuna yol açtığını ve hastalığın iki klinik tipi olduğunu söyledi.

1. Tüberküloit Cüzzam: “Hastalığın bu tipi vücut direnci sağlıklı kişilerde ortaya çıkar. Belirtiler nispeten lokaldir. Kol ve bacaklarda bulunan çevresel sinirlerin bir veya iki tanesine yerleşir, bu bölgelerde bulunan  sinirlerde küçük iltihap odakları oluşturur. Sinir fonksiyonunu bozar ve duyu kayıpları  oluşmasına neden olur. Bazen de deriden kabarık keskin kenarlı ve duyu kaybı olan deri lezyonları (tüberküloid plak) gelişir. Tüberküloid Lepralı hastalarda basil sayısı az olduğu için hastalığı çevrelerine bulaştırmazlar.

2. Lepromatöz Cüzzam: “Hastalığın bu tipi ise vücut direnci zayıf veya hiç olmayan kişilerde görülür. İlk belirtisi burun tıkanıklığı, burun kanaması, saç dökülmesi, burun tabanında çökme, diz ve dirsekte lezyonlardır. Bu dönemde tedaviye başlanılmazsa basiller hızla yayılabilir, sinirleri tutarak ellerde ve bacaklarda eldiven şeklinde duyu kayıpları ve motor fonksiyon kayıpları görülebilir, felç hali gelişebilir. Bunlara bağlı olarak vücutta yaygın şekil bozuklukları ve sakatlıklar görülür.” diye ifade etti.

 

Medical Park Ordu Hastanesi Dermatoloji Doktoru Uzman Dr. Kemal Tekeş, cüzzam hastalığına nasıl tanı konulacağı konusunda şunları söyledi; “Klinik verilerle ve ailesinde lepra hikayesi olan kişilerde kolaylıkla konulabilir. Dışarıya basil çıkaran aktif durumda bir hastaya yakın temas halinde olan kişiler mutlaka hastalık yönünden araştırılmalıdır. Basil çıkaran tipte burun ve deriden yapılacak yaymalar, kuşkulu deri lezyonlarından alınan biyopsilerin patolojik incelemesiyle tanı konulur.” diye ifade eden Dr. TEKEŞ, erken tanı konulduğunda tedavisi kesin olarak yapılabilen bir hastalık olduğunu ve erken tanı ve tedaviden sonra hiçbir kalıcı sakatlık oluşmadan tedavinin mümkün olduğunu ifade ederek sözlerini sonlandırdı.

 


Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler

 

Ordu Yeni Haber Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız