21 Mayıs 2026 Perşembe
SON DAKİKA

FIRSATÇILAR BAYRAM SOFRALARINA DA DADANDI!

Yayınlanma: 21.05.2026 09:42 · Yazar: Şafak Deliçakar

 

Bayramlar; kavuşmanın, paylaşmanın, aynı masa etrafında huzurla buluşmanın adıdır. En azından eskiden öyleydi. Şimdilerde ise yaklaşan bayram, vatandaşa huzur değil, derin bir geçim kaygısı ve cüzdan yangını getiriyor. Çünkü ne yazık ki, milletin kutsalına, geleneğine, ağız tadına göz diken o tanıdık gölgeler yine iş başında: Fırsatçılar!

Piyasadaki bu vicdan tutulması artık tahammül sınırlarını çoktan aştı. Fırsatçılar, bu kez de gözünü vatandaşın bayram sofrasına dikti.

Şöyle bir sokağa çıkın, çarşıyı pazarı dolaşın; her köşe başından bir feryat yükseliyor. Etiketler günlük, hatta saatlik değişir oldu. Eskiden bayram öncesi tatlı bir telaşın yaşandığı semt pazarları, şimdilerde adeta bir "yangın yeri". Vatandaş tezgahlara yaklaşmaya korkuyor; kiloyla alınan sebze meyveler çoktan tarihe karıştı, artık taneyle, gramla alışveriş dönemi başladı.

"Pazar pahalıysa büyük marketlere, AVM’lere bakalım" diyenler ise kapıdan döner dönmez pişman oluyor. Lüks ışıkların altındaki o devasa alışveriş merkezlerine, zincir marketlere girmek artık cesaret işi. Adım attığınız an cep yakan fiyatlar, cüzdanları daha kasaya gelmeden eritiyor.

Görünen köy kılavuz istemez: Vatandaşın alım gücü eriyip biterken, piyasadaki bu başıboş fiyat artışlarının mantıklı, ekonomik bir izahı kalmamıştır. Bunun adı düpedüz fırsatçılıktır!

En acı olanı da nedir bilir misiniz? Zammın, lüks tüketime değil, vatandaşın yaşayabilmesi için mecbur olduğu zaruri ve temel gıda maddelerine yapılmasıdır.

Bayram öncesi ne hikmetse una, yağa, şekere, ete ve süte peş peşe yüklü miktarda zamlar geldi. Bayramda misafirine iki dilim baklava ikram etmek isteyen emekli, şeker ve fıstık fiyatları karşısında ne yapacağını şaşırmış durumda. Çocuğuna bayram sabahı güzel bir kahvaltı hazırlamak isteyen babanın boynu bükük.

Peynir ve Zeytin: Kahvaltı sofrasının bu iki temel taşı, artık lüks tüketim maddesi sınıfına girdi.

Kırmızı Et: Bayram sofrasında bir kap et yemeği bulundurmak, dar gelirli için hayal oldu.

Geleneksel Bayram İkramları: Şekerleme ve çikolatalar, üzerlerindeki "fırsatçılık" zammıyla el yakıyor.

Maliyet artışlarını anlıyoruz, küresel piyasaları biliyoruz, enflasyonu yaşıyoruz... Ancak bayramı fırsat bilip, "Nasıl olsa mecburlar, nasıl olsa alacaklar" mantığıyla temel gıdaya fahiş fiyatlar yüklemek ne esnaflığa sığar ne de insanlığa. Bu, serbest piyasa ekonomisi değil; bu, vatandaşın çaresizliğini ranta çevirmektir.

Buradan yetkililere sesleniyorum: Denetimler nerede? Milletin bayramını zehir eden, çorbasındaki tuza göz diken bu fırsatçılara karşı ne zaman caydırıcı ve sert adımlar atılacak? Alanı boş bulanlar, bayram sofralarını talan etmeye devam ediyor.

Eğer bugün bu fırsatçılığın önüne geçilmezse, yarın bayram gelmiş neyimize diyeceğiz. Unutmayın; sofrasından bereketi, yüzünden tebessümü çalınan bir toplumun bayramı bayram olmaz. Gelin, bu bayram öncesi vatandaşın sesine kulak verin ve bu yangını söndürün!