HARİKASIN SEN TÜRKİYE’M!
Küresel siyasetin kalbinin attığı, diplomatik dengelerin sil baştan kurulduğu kritik bir NATO zirvesini daha geride bıraktık. Ancak bu zirve, sadece alınan kararlarla değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ortaya koyduğu net, kararlı ve lider odaklı bir duruşla tarihe geçti.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türk Milleti adına masada sergilediği üstün performans, deyim yerindeyse dünya kamuoyuna parmak ısırttı.
Türkiye, jeopolitik konumu ve askeri gücüyle NATO’nun her zaman en kritik sütunlarından biri olmuştur. Bu zirvede ise Türkiye sadece askeri bir güç değil aynı zamanda küresel krizlerin çözümünde oyun kurucu ve düğüm çözücü bir diplomatik deha olduğunu da gösterdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen mekik diplomasisi, müttefiklerin bitti dediği noktalarda yeni yollar açtı, Türkiye’nin kırmızı çizgilerini uluslararası toplumun hafızasına kazıdı.
Masada hakkını söke söke alan ve terörle mücadeleden bölgesel güvenliğe kadar her konuda geri adım atmayan bir Türkiye vizyonu vardı.
Batı medyasının manşetlerine baktığımızda, Türk diplomasisinin ulaştığı bu muazzam seviyeyi hayranlıkla ve şaşkınlıkla itiraf ettiklerini görüyoruz. Karşımızda artık gündemi belirlenen değil, dünya gündemini şekillendiren bir devlet aklı var. Bu başarı sadece diplomatik bir zafer değil, arkasında dağ gibi duran Türk Milleti’nin iradesinin dünyaya ilânıdır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve boyunca attığı her adımda, kurduğu her cümlede 85 milyonun gür sesi oldu. Küresel güç dengelerinin sarsıldığı bir dönemde, Türkiye’nin bu dik ve vakur duruşu göğsümüzü bir kez daha kabarttı.
Lideriyle, diplomasisiyle ve milletiyle kenetlenmiş bu güçlü duruş karşısında bizlere sadece tek bir cümle kurmak düşüyor.
O da: Harikasın sen Türkiye’m!