Kurun Şu Borsayı, Alnınızdan Öpeyim!
Yıllardır bu sütunlarda yazdık, çizdik, bağırdık... "Fındık Ordu’nun namusudur, ekmeğidir, geleceğidir" dedik. Ama gelgelelim, dünyanın en kaliteli fındığını üretip fiyatını başkalarının belirlemesine seyirci kalmak, bu şehrin makus talihi olmuştu.
Ta ki bugüne kadar!
Geçtiğimiz gün Ordu’da fındıkta verimlilik, lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası üzerine yapılan o kritik toplantıyı takip ederken, içimden "İşte bu!" dedim. Eğer bu projeler lafta kalmaz, kağıt üzerinde unutulmazsa; Ordu fındığı zincirlerini kıracak demektir.
Emanet Dönemi Bitiyor, Lisanslı Dönem Başlıyor
Çiftçinin en büyük kanayan yarası neydi? Ürünü koyacak yer bulamayıp "emanete" bırakmak. Yani kendi malıyla rezil olmak. Şimdi konuşulan Lisanslı Depoculuk sistemi, fındığın sadece saklanması değil, bir finansal enstrümana dönüşmesidir.
Fındığını lisanslı depoya koyan üretici, elindeki ürün senediyle bankadan kredisini alacak, malı değerlenince satacak. Yani fındık artık "yok pahasına" elden çıkmayacak. Modern depolama demek, fındığın kalitesini korumak, randımanı garanti altına almak demektir.
Ürün İhtisas Borsası: Masayı Biz Kurmalıyız!
Toplantının en can alıcı noktası ise Ürün İhtisas Borsası hamlesiydi. Yahu, dünyada fındığın merkez üssü burası ama fiyatı belirleyen masa başka yerlerde kuruluyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil!
Eğer biz Ordu’da bu ihtisas borsasını layığıyla hayata geçirirsek;