6 Haziran 2026 Cumartesi

EMEKLİYE REFAH PAYI ARTIK FARZ OLDU!

Yayınlanma: 06.06.2026 11:55 · Yazar: Şafak Deliçakar

Ekonomi yönetiminin "enflasyon düşecek, hedefler tutacak" açıklamalarını dinlerken, sokağın ve mutfağın yangını ne yazık ki bu iyimser tablolara pek eşlik etmiyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan son enflasyon verileri, her ne kadar kağıt üzerinde bazı tahminleri barındırsa da, hayatın acı gerçeğini bir kez daha yüzümüze çarptı. Özellikle yılın ilk aylarında biriken ve sadece ilk dört ayda %14,64’e ulaşan TÜFE verisi, sabit gelirli milyonlarca vatandaşımızın alım gücünü çoktan sıfırladı.

Görünen köy kılavuz istemez; önümüzdeki temmuz ayında SSK ve Bağ-Kur emeklileri için sadece enflasyon farkı olarak ortaya çıkacak oran %17 ile %18 bandında sıkışıp kalacak gibi görünüyor. Peki, çarşıdaki, pazardaki etiketler bu hızla tırmanırken, yalnızca geçmiş ayların kaybını (o da resmi rakamlara göre) telafi eden bir "enflasyon farkı" emeklinin derdine derman olabilir mi?

Asla.

Mesele Sadece Fark Değil, Yaşam Mücadelesidir Bugün en düşük emekli maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan bir büyüğümüze "Sana sadece enflasyon farkı vereceğiz" demek, onu değişen ekonomik dengelerin ve yükselen fiyat dalgalarının ortasında yalnız bırakmaktır.

Mevcut sistemde memur ve emekli maaşları, Merkez Bankası’nın sürekli yukarı yönlü revize etmek zorunda kaldığı enflasyon tahminleri üzerinden şekilleniyor. Ancak tahminler yükselirken maaş artışları sabit kalıyor; yani enflasyon riskinin tüm faturası yine ücretlinin, yine yıllarca bu ülkeye prim ödemiş emeklinin omuzlarına yükleniyor.

Mutfaktaki yangını söndürmenin, emeklimizi sadece "enflasyona ezdirilmeme" sözünde bırakmamanın yolu bellidir. Temmuz ayındaki maaş düzenlemesinde, salt enflasyon farkının üzerine mutlaka ve ama’sız bir "Refah Payı" eklenmesi artık farz olmuştur.

Refah payı bir lütuf ya da ekstra bir ödül değildir; ömrünü bu ülkeye hizmetle geçirmiş insanların insanca yaşayabilmesi için bir zorunluluktur. Eğer bu adım atılmazsa, sadece emeklinin alım gücü erimeyecek; iç talep daralacak, esnafın tezgahı duracak ve ekonomik döngü tamamen sekteye uğrayacaktır.

Ankara'dan yükselen sesler ne der bilemeyiz ama sokağın sesi net: Emekli adalet, emekli hakkı olan refah payını bekliyor. Bizden söylemesi...