28 Ağustos 2026 Cuma
SON DAKİKA

Ders Zili Değil, Dert Zili Çalıyor!

Yayınlanma: 28.08.2026 10:37 · Yazar: Şafak Deliçakar

Yaz aylarının o neşeli, dinlendirici günleri geride kaldı.
Eylüle sayılı günler kala evleri saran o heyecan, maalesef bu yıl yerini derin bir endişeye ve sessiz bir çaresizliğe bıraktı.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı, daha kapımızı çalmadan kara kara düşündüren bir ekonomik çıkmaza dönüştü.
Velilerimizin durumu içler acısı. Enflasyonun ve hayat pahalılığının omurgasını büktüğü dar ve orta gelirli aileler, çocuklarının defterini, kalemini nasıl alacağını kara kara hesaplıyor.
Eli öpülesi analar, babalar çocuklarını okula hazırlamak için pazar pazar, market market gezerken karşılaştıkları tablo adeta bir kabus:
Yüzde 160'lık Artış: Kırtasiye giderleri, servis ücretleri ve okul kıyafetleri geçen yıla oranla tam %160 oranında artmış durumda.
Temel İhtiyaçlar Lüks Oldu: Bir silgi, bir kurşun kalem bile artık aile bütçesini sarsacak seviyelere ulaştı. Kaliteli bir sırt çantası veya beslenme çantası almak neredeyse imkansız hale geldi.
Servis Ücretleri El Yakıyor: Akaryakıt ve işletme maliyetlerindeki artışlar doğrudan servis ücretlerine yansıdı; veliler çocuklarını okula göndermenin bile lüks haline geldiğini söylüyor.
Devlet okullarındaki bu tablo neyse ki özel okullarda çok mu farklı? Asla! Tam aksine, özel okulların bu yıl açıkladığı giderler ve kayıt ücretleri resmen dudak uçuklatıyor.
Eğitimi bir yatırım aracı, çocukları ise birer "müşteri" gibi gören bazı kurumlar; yemek, kitap, kıyafet ve ek aktivite adı altında çıkardıkları fahiş faturalarla velileri adeta köşeye sıkıştırmış durumda. "Nitelikli eğitim" hayali kuran veliler, yıl boyunca bu borçların altından nasıl kalkacağını düşünüyor.
Eğitim bir lütuf değil, anayasal bir haktır. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu hakkı kullanabilmek neredeyse servet gerektiriyor.
Çocuklarımızın gözlerindeki o pırıl pırıl ışıltıyı, okula heyecanla gitme arzusunu bu ekonomik cenderede kaybetmeyelim. Devletin ilgili kurumlarının denetimlerini artırması, kırtasiye ve eğitim malzemelerindeki vergilerin en aza indirilmesi artık bir lütuf değil, acil bir zorunluluktur.
Aksi takdirde, bu düzen böyle giderse, geleceğimizin teminatı olan yavrularımız sadece okulun değil, hayatın da gerisinde kalacak.