27 Ağustos 2026 Perşembe
SON DAKİKA

SÖMÜRÜ DÜZENİ VE ÇARESİZLİK!

Yayınlanma: 27.08.2026 09:20 · Yazar: Şafak Deliçakar

 

Fındık, bu toprakların en kadim değerlerinden, yüzyılı aşan bir geçmişin ve milyonlarca insanın ekmek kapısının simgesidir. 

Ancak ne yazık ki, asırları geçmiş mazisi olan fındık ve fındık üreticisinin her yıl olduğu gibi bu senede kaderi değişmedi. 

Üreticinin alnındaki ter, birilerinin masasında kâr marjına dönüşmeye devam ediyor.

Vampir olduğunuzu zaten biliyorduk, ama göz yumup müdahale etmeyenlere yazıklar olsun diyorum. 

Yıllardır bu coğrafyanın üzerinde kurulan tekelci baskıyı, üreticinin emeğini üç kuruşa kapatan zihniyeti ve buna seyirci kalanları ibretle izliyoruz.

Üretici yıl boyunca yağmur çamur demeden bahçesinde çalışırken, alın terinin karşılığını masabaşındaki tüccarlar belirliyor.

Bu sömürü düzenine ses çıkarmayanlar, bu adaletsizliğin suç ortaklarıdır.

Her sezon başında verilen umutlar, harman zamanı yerini hüsrana ve hayal kırıklığına bırakıyor.

Zalimin zulmüne karşı köleliğe devam. Çözüm aslında üreticiden, "Erken satmayın" diyeceğim ama nafile. 

Çünkü her yıl aynı uyarıyı yapsak da üretici söz dinlemiyor. Neden mi? Çünkü gırtlağına kadar borçlu.

Üretici; bankaya, gübreciye, esnafa borcunu ödemek için harman biter bitmez malını elden çıkarmak zorunda bırakılıyor. Bu bir tercih değil, hayatta kalma mücadelesi ve sistemli bir mecburiyettir.

Bu kısır döngünün kırılması için bireysel uyarılar artık yetmiyor. Üreticinin başını dik tutacak kalıcı politikalar şart.

Üretim maliyetlerinin altında kalmayan, insanca yaşamaya imkan tanımayan fiyatlar acilen tarihe karışmalıdır.

Kooperatifleşme bilinci artırılmalı, üretici tekeline karşı ortak bir duruş sergilenmelidir.

Üreticinin borç yükü hafifletilmeden, malını elinde tutması kâğıt üstünde kalan bir temenniden öteye gidemez.

Bu feryat sadece bir mahsulün değil, bir kültürün, bir emeğin ve onurlu insanların feryadıdır. Bu düzen böyle gitmez; gitmemelidir!