30 Nisan 2026 Perşembe
SON DAKİKA

DİJİTAL DÜNYADA KAOS MU, DÜZEN Mİ?

Yayınlanma: 30.04.2026 10:22 · Yazar: Şafak Deliçakar

 

Son günlerde sosyal medya platformlarına yönelik getirilen kısıtlamalar, her zamanki gibi "özgürlükler kısıtlanıyor" yaygarasıyla gündemin üst sıralarına tırmandı. Ancak meseleye sadece bir ekranın kararması ya da bir uygulamanın yavaşlaması olarak bakmak, buzdağının altındaki devasa tehlikeyi görmezden gelmektir.

Gelin eğri oturalım, doğru konuşalım. Bugün sosyal medya dediğimiz mecra; ucu bucağı olmayan, denetimsizliğin kol gezdiği ve maalesef dezenformasyonun bir silah gibi kullanıldığı bir savaş alanına dönüşmüş durumda.

Herkesin her istediğini, hiçbir filtreye takılmadan ve hiçbir sorumluluk almadan paylaşabildiği bir ortamda "hak ve hukuktan" söz etmek ne kadar gerçekçi? Bir tarafta milli güvenliğimiz, diğer tarafta aile yapımızı hedef alan içerikler varken devletin eli kolu bağlı oturmasını beklemek, en hafif tabiriyle safdilliktir.

Şunun altını kalın çizgilerle çizelim: Yapılan bu düzenlemeler bir yasaklama değil, bir tedbir hamlesidir.

Dezenformasyonla Mücadele: Yalan haberin ışık hızıyla yayıldığı bir çağda, toplumsal infialin önüne geçmek için dijital bir fren mekanizması şarttır.

Milli Güvenlik: Terör örgütlerinin propaganda sahasına dönüşen platformlarda, devletin egemenlik haklarını koruması bir tercih değil, zorunluluktur.

Hukuki Muhataplık: Küresel devlerin ülkemizde vergi vermekten kaçındığı, yargı kararlarını tanımadığı bir düzende; "benim kurallarım geçerli" demek, tam bağımsızlık mücadelesinin bir parçasıdır.

Dünyanın en demokratik ülkelerinde bile (Avrupa Birliği ülkeleri dahil) sosyal medya devlerine karşı çok sert yasal yaptırımlar uygulanırken, Türkiye’nin kendi sınırlarını ve vatandaşını koruma refleksini "sansür" olarak nitelemek haksızlıktır.

Buradaki asıl niyet; interneti kapatmak değil, interneti daha güvenli, daha yerli ve daha milli bir zemine oturtmaktır. Sokakta nasıl ki bir asayiş kuralı varsa, dijital sokaklarda da bir düzen olmalıdır.

Sonuç olarak; Özgürlük, başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter; ama daha da önemlisi, özgürlük vatanın bütünlüğü ve toplumun huzuru ile anlam kazanır. Yapılan düzenlemeleri birer "kilit" olarak değil, kapımızı art niyetli ziyaretçilere karşı koruyan birer "sürgü" olarak görmeliyiz.

Vatandaşın haber alma hakkı kutsaldır; ancak bu hakkın yalanla, iftirayla ve kaos planlarıyla zehirlenmesine izin vermemek de devletin asli görevidir.