ORDU GASTRONOMİSİ…
Ordu için yine yeni bir sayfa açılıyor; yine "gastronomi" diyoruz, yine "mutfağımızın zenginliğini dünyaya duyuracağız" diyoruz. Güzel mi? Elbette güzel. Heyecan verici mi? Kesinlikle. Ancak bu heyecan, geçmişin tozlu sayfalarındaki "tutulmamış sözler" ve "eksik kalan adımlarla" birleşince, insanın içindeki o sönmeyen gazeteci kuşkusu ister istemez devreye giriyor.
Biliyorsunuz, bu konu benim için de, şehrimiz için de yeni bir sevda değil. Hafızalarımızı bir tazeleyelim… Önceki dönem Belediye Başkanlarımız Sayın Engin Tekintaş ve ardından Sayın Aşkın Tören zamanında da bu mesele defalarca masaya yatırılmıştı. O günlerde de bu konunun ne kadar elzem olduğu konuşulmuş, kısa sürede hayata geçirilmesi için gereken her adımın atılacağının sözleri verilmişti. Hatta şahsen ben, o niyetin samimiyetine, o projelerin yapılacağına sonuna kadar inanmıştım.
Bugün gelinen noktada yine bir "başlangıç" yapıyoruz. "İyi, güzel, amenna" diyoruz ama... Ama’sı var işte.
KULAĞI TERSTEN Mİ TUTUYORUZ?
Her büyük hamlenin iki temel direği vardır: İçerik ve Tanıtım. Bizim içeriğimiz, yani mutfağımız zaten bir hazine. Karadeniz’in yeşiliyle fındığın bereketini harmanlayan o eşsiz lezzetlere diyecek söz yok. Peki ya tanıtım? İşte zurnanın zırt dediği yer burası.
Nihayetinde bu kadar önemli bir adım atarken, tanıtımın yetersiz kalması bizi ne kadar hedefe götürür? Şimdiden kara kara düşünmeye başladım bile. Hani meşhur bir söz vardır ya; "Nasıl başlarsan öyle gider." diye. Korkum o ki, biz yine planlamada bir yerleri atlıyoruz. Bana öyle geliyor ki, işin özüne odaklanmak yerine sanki yine kulağı tersten tutmaya başladık.
"Bir şehri marka yapan, sadece onun sofrasının zenginliği değil; o sofraya kimleri, nasıl davet edebildiğinizdir."
TANITIM YOKSA, HEDEF SADECE HAYALDİR
Eğer Ordu gastronomisini bir dünya markası yapmak istiyorsak, bunu sadece kendi içimizde konuşarak, kendi kendimizi ağırlayarak başaramayız. Profesyonel, kapsayıcı ve şehrin her sokağına sirayet eden bir tanıtım stratejisi olmadan atılan her adım, bir önceki dönemlerdeki gibi "iyi niyetli bir temenni" olarak kalmaya mahkumdur.
Bakacağız, göreceğiz... Gönlümüz her zaman Ordu’nun kazanmasından yana. Umarım bu kez yanılan ben olurum ve bu yeni sayfa, eksikliklerin giderildiği, tanıtımın hakkıyla yapıldığı bir başarı hikayesine dönüşür.
Hakkımızda hayırlısı...