8 Mart 2026 Pazar
SON DAKİKA

ORDU’NUN SİYASİ HAFIZASI VE BİTMEYEN VEFA BORCUMUZ

Yayınlanma: 07.02.2026 12:05 · Yazar: Şafak Deliçakar

Zaman su gibi akıp giderken, arkada kalan sadece taş binalar ya da asfalt yollar olmuyor. Bir şehri "şehir" yapan, o şehrin kaderine yön veren, bazen bir köy kahvesinde bazen de Ankara’nın soğuk koridorlarında Ordu’nun hakkını savunan isimlerdir. Bugün, Ordu siyasetinin farklı renklerini, farklı dönemlerini ama ortak paydası "hizmet" olan isimlerini bir vefa terazisine koymak istedim.

Siyaset sadece bir rekabet alanı değil, bir bayrak yarışıdır. Bu yarışta bayrağı elden ele taşıyan, Ordu’nun sesini gür çıkaran dostlarımıza bir selam gönderelim...

HİZMETLE ÖRÜLEN YILLAR: İSİM İSİM VEFA

İsmet Şenocak ve Hakkı Yılmaz: Siyasetin nezaketle harmanlandığı, "beyefendi" kimliğinin ön planda olduğu dönemlerin temsilcileri. Onların attığı temellerde, Ordu’nun bugünkü gelişiminin ilk izlerini bulmak mümkün.

Kazım Türkmen: Siyasetin sadece makamlardan ibaret olmadığını, halkın içinden gelmenin ve halkla kalmanın ne demek olduğunu bizlere gösteren bir isimdi. Ordu’nun her sokağında onun bir anısına rastlamak tesadüf değildir.

Engin Tekintaş ve Şanser Şahin: Yerel yönetimlerin dinamizmini, Ordu’nun belediyecilik serüvenindeki emeklerini göz ardı edemeyiz. Şehrin dokusuna dokunan, "bizim insanımız" diyebildiğimiz isimler oldular.

Seyit Torun: Ordu Belediye Başkanlığı'ndan Ankara’nın en üst siyaset basamaklarına kadar uzanan yolculuğunda, Ordu’nun ismini her zaman en ön sırada tuttu. Siyasi görüşü ne olursa olsun, Ordululuğu her şeyin üzerinde tutan duruşuyla takdir kazandı.

Mehmet Hilmi Güler: Bugün Ordu, bir "Büyükşehir" vizyonuyla hareket ediyorsa, bunda devlet adamı kimliği ve tecrübesiyle Sayın Güler’in payı büyüktür. Enerji Bakanlığı döneminden gelen vizyonunu, bugün Ordu’nun fındığına, turizmine ve geleceğine kanalize ediyor.

VEFA, SADECE BİR SEMT ADI DEĞİLDİR

Biz gazeteciler, eleştirmeyi iyi biliriz. Ama takdir etmek ve vefa göstermek de en az eleştirmek kadar kutsal bir görevdir. Bu isimlerin her biri, Ordu’nun siyasi mozaiğinin birer parçasıdır. Kimi zaman tartıştık, kimi zaman alkışladık; ama günün sonunda hepimiz aynı denizin çocuklarıyız.

Ordu’nun kalkınması için taş üstüne taş koyan, bu şehre sevdasını hizmetle kanıtlayan herkese bir teşekkür borcumuz var. Çünkü biliyoruz ki; geçmişine sahip çıkmayan bir şehrin, geleceği de sağlam temeller üzerine kurulamaz.

Son söz: Siyaset gelir geçer, makamlar el değiştirir; ama geriye kalan "Gök kubbede hoş bir sada" bırakmaktır. Tıpkı bu isimlerin bıraktığı gibi...