2 Eylül 2026 Çarşamba
SON DAKİKA

SEN ŞAKA MISIN!? FİYASKOBİRLİK...

Yayınlanma: 02.09.2026 09:39 · Yazar: Şafak Deliçakar

 

Toprağın bağrına düşen her damla alın terinin, bir yıllık umudun, Karadeniz’in yeşil altınının karşılığı bu mu olmalıydı? Fındık bahçelerinde sabahın köründe başlayan mesai, sırtlanan çuvallar, harmanda kurutulan o taneler... Üretici borçla, gübre fiyatlarıyla, artan maliyetlerle boğuşurken gözünü kulağını çevirdiği yerden gelen haber, adeta bir soğuk duş etkisi yarattı.

FİSKOBİRLİK’in açıkladığı alım fiyatları, üreticinin yüzünü güldürmek bir yana, hayal kırıklığını da aşarak tam anlamıyla bir infiale yol açtı. Bahçesinde rızkını arayan üretici haklı olarak isyanda: “Sen şaka mısın!? Bu nasıl bir fiyat politikası? Bu mudur üreticinin yanında durmak?”

Yıllardır Karadeniz çiftçisinin güvencesi, kalkanı olması gereken bir kurumun, üreticiyi piyasanın insafına terk eden ve beklentilerin fersah fersah altında kalan bu rakamları açıklaması, sadece ekonomik bir kayıp değil; aynı zamanda derin bir güven sarsıntısıdır. Üretici mazota, ilaca, işçiliğe yetişemezken, açıklanan rakamlar adeta "Halinizden anlamıyoruz" mesajı veriyor.

Sert bir dille eleştiriyorum. Bu tablo, aslında fındık sektöründeki kronikleşmiş yönetim krizinin ve üreticinin yalnızlaştırıldığının en net resmidir. Fındık gibi stratejik bir üründe, bu toprağın çocuklarının sırtından geçinen ama zor günde sırtını dönen bir anlayış kabul edilemez. FİSKOBİRLİK, adındaki "birlik" kelimesinin sorumluluğunu taşımak, üreticinin yarasına merhem olmak zorundadır.

Bugün fındık üreticisi bahçede yalnız, pazarda savunmasız bırakılmıştır. Ancak kimse unutmasın ki, Karadeniz insanının sabrı da toprağın verimliliği kadar inatçıdır. Üreticinin feryadını duymayanlar, bu fiyaskonun faturasını hem vicdanlarda hem de tarihte ödemek zorunda kalacaktır. Fındık üreticisi sadaka değil, emeğinin karşılığını istiyor. Ve o ses, Karadeniz'in doruklarından yankılanmaya devam ediyor: Geçim yoksa fındık da yok!